Home

Ginza’yı Nişantaşı’na benzetmek aslında gerçeğe en yakın benzetme sayılmaz. Tüm hatları oturmuş, olgun ve kendinden emin  Ginza’nın yanında Nişantaşı mahçup, sevimli bir kız çocuğu gibi kalıyor. Alışveriş tutkusu herkesçe malum olan Japonların, Tokyo’nun ortasındaki Ginza’sı daha çok Paris’in Champs Elisées’si, New York’un 5th Avenue’su, Düsseldorf’daki Kö ya da Londra’daki Oxford Caddesi gibi. Aslında bu da tam olmadı… En doğrusu şu belki de; Ginza gezegenimizin alışveriş Mekke’si.

Yazı boyunca ‘semt’ kelimesini kullanmamak için büyük bir çaba içinde olacağım. Çünkü görenler bilir, hem yatay hem de dikey düzlemlerde yayılan Ginza’ya semt demek komik kaçar. Japon dilinde ‘gümüş oturak’ anlamına gelen bu bölge, 250 yıl boyunca dış dünya ile neredeyse bütün ilişkisini kesen Japonya’nın, kabuğunu çatlattığı yer. Modern Japonya’nın vitrini olması için 1800’lü yılların başında, düzenlemesi İngiliz bir mimara yaptırılan Ginza, geleneksel Japon mimarisi hiç referans alınmadan inşa ediliyor. Yükselen tuğla binalar bugünkü Japonların büyük büyük dedelerini ve ninelerini büyülüyor. Bölgenin popüleritesi 1920’lerde metronun buraya ulaşması ile tırmanıyor.

Dünyanın en kalabalık ve hareketli metropollerinden biri olan Tokyo’da aslında yer gök alışveriş merkezi ve evet, zincir mağazalar her bölgede bulunuyor. Shinjuku, Ikebukuro, Harajuku gibi yerler de alışveriş için harika seçenekler… Ancak tüm bu bölgeler görece olarak daha yakın tarihte imar edilmiş bölgeler, bir de oralarda her keseye uygun ‘bir şeyler’ var. Sadece dünyanın en lüks markalarına kucak açan Ginza’nın ise tarihten gelen büyüsü bambaşka…

Ginza Anka Kuşu

Birkaç yangın, birkaç deprem ve 2. Dünya Savaşı sırasındaki bombardımanlar sonucu defalarca yerle bir olan Ginza, Japonların Batılılaşma yönündeki azimli tutumları sayesinde her seferinde baştan başa tekrar inşa ediliyor. Hem de daha yüksek binalarla.

Bugün Ginza’nın bir ucunda beyaz yakalı Japonların, en büyük ve uluslararası Japon şirketlerinin merkezlerinin bulunduğu iş merkezi, diğer ucunda ise geleneksel Japon tiyatrosundan oyunların hala oynandığı (İngilizce çeviri mevcuttur!) Kabuki Tiyatrosu bulunuyor.

Ginza’nın geniş kaldırımlı, uzun caddelerinde, her katı ayrı başdöndürücülükte olan mağazalarında, alışverişe ya da en azından vitrinlerle aşk yaşamaya niyetliyseniz mutlaka düz ve rahat bir ayakkabı giymelisiniz. Yoksa çektiğiniz göz ziyafetine hiç istemediğiniz halde son vermek zorunda kalırsınız. Eğer dünyanın en pahallı alışveriş bölgesinde alışveriş yapmak için hazırlıklıysanız, ki bu şu demek pek çok kredi kartı ve bol bol Japon Yen’i, o zaman seçenek bolluğu içinde kendinizi kaybetmemek için gerçekten çok iradeli olmanız gerekiyor.

Eğer Ginza’da, kesinlikle Japonya’ya has bir alışveriş yapmak istiyorsanız, ‘ningyo’ adı verilen Japon bebekleri iyi bir seçenek. Tabi ningyo’lara denk gelene kadar limitinizi doldurmamışsanız!

Çocuklar için de Ginza bir cennet. Omotesando’daki Kiddie Land ve Hakuhinkan’daki Toy Park’ta çeşit çeşit bebeklerden son çıkan video oyunlarına ve her yerde göremeyeceğiniz özel tasarım oyuncaklara kadar herşey var. Büyükler için de Tiffany’s, Chanel, Warner Bros mağazası, Virgin Records, Shiseido ve elbette Louis Vuitton… Hepsi Ginza’da.

Teknolojinin beşiği Japonya’da, Ginza’nın ortasında Macintosh mağazası açılmasına anlam veremeyebilirsiniz ama mağazanın açıldığı gün önünde oluşan ve sonu yok gibi görünen kuyruğu konu eden haberleri internette hala bulma şansınız var. Teknolojiden giyime, takıdan mücevhere kadar dünyada üretilen her iddialı marka, kendini burada varolmak zorunda hissediyor. Zorundalar belki de gerçekten. Yoksa bu yazıda Macintosh’un adı niye geçsin?

Şaşırmaya Hazır Olun

Ginza’daki en meşhur Japon mağaza zincirleri Mitsukoshi, Matsuya ve Matsuzakaya. Sadece bunlardan birinde günü tamamlayabilirsiniz. Bu mağazaların özellikle zemin katları ve zemin altındaki katlarında dünyanın her tarafından gelmiş çeşitli atıştırmalıkların ve mezelerin satılıyor olmasına şaşırmayın. Çünkü Tokyo sizi çok daha sıra dışı şeylerle zaten şaşırtacaktır. Örneğin siz bir mağazada kendinizi kaptırmış alışveriş yaparken birden, Japonya’da çok meşhur olan ‘Üsküdara Giderken’ çalmaya başlayabilir. Kısacası şaşırma kapasitenizi çok daha özel durumlara saklayın.

Ginza’da her miletten, her zevkten insan ile karşılaşmak mümkün. Kasa sırasında hemen önünüzdeki, takım elbiseli, ihtiyar Japon beyefendinin saçı mora boyanmış olabilir. Kimonolu Japon kadınları (evet onlardan hala var) ve süper minili Japon kızları da sokaklarda salınıyor olacak. Ve Tokyo’nun en kozmopolit bölgelerinden birinde olmanıza rağmen onlar tarafından kaçamak olarak, utangaç gözlerle baştan aşağı tarandığınızı farkedeceksiniz.

Ginza’da dükkanlar 11’den önce açılmaz ve akşam 7 gibi de kapanır. Mağaza görevlilerinin İngilizce bileceğini ve size yardımcı olacağını sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. En iyisi Ginza’ya ayağınızdaki düz ayakkabıların yanı sıra bir Japonca sözlükle gitmektir. Bu arada giyinme kabinlerine ayakkabıyla girilmiyor ve bir mağaza görevlisinin yardımına ihtiyacınız olursa kabindeki düğmeye basıyorsunuz. Son derece nazik ama büyük ihtimalle size fazla yardımda bulunamayacak bir görevli hemen koşup gelecektir.

Arka sokaklarda neler olup bittiğini merak eden Ginza gezginlerine de çeşitli sürprizler var. Dünyanın başka hiç bir yerinde karşılaşamayacağınız ya da birkaç sene içinde dünya çapında üne kavuşuverecek markaların irili ufaklı butikleri Ginza’nın arka sokaklarında bulunuyor.

Baharda Ginbura

Hafta sonları trafiğe kapatılan Ginza’nın ana caddesi Chuo’da bölgenin sembolü haline gelmiş olan söğüt ağaçlarının serinliğinde, her biri Louis Vuitton çanta taşıyan Japonlar ve gördüğü çeşitlilik ile yüksek fiyatlar karşısında başı dönmüş turistler ‘Ginbura’ yapıyor, yani Ginza’nın tadını çıkarıyor. Çünkü, 1920’lerden beri Ginza’da piyasa yapanlara verilen isim bu. Nisan’da Paris’in harika olduğunu herkes bilir. Şarkısı bile var… Ama Tokyo’nun ‘Cherry Blossom’ olarak adlandırılan baharı da, hele Ginbura yapanlar için bir başka güzeldir…

Beymen Gazete, 2006 Bahar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s