Home

Müzik sınır tanımaz, evet. Ama müzik endüstrisinin sınırları çok, özellikle müzisyen bir kadınsa… Şu cümleyi yazarken, “çoktu” mu demeliyim, “çoktur” mu demeliyim biraz karasız kaldım. Çünkü durumun bir tarihsel boyutu bir de bugünü var. Hadi, tarihten girelim, kadınların giderek daha fazla varlık gösterdiği film müzisyenliği alanına dalalım ve bugünden çıkalım.

Müzik tarihinde edebiyat, resim gibi alanlarda olduğu gibi takma bir erkek ismi ile eser vermiş kadınlara rastlamak beni şaşırtmıyor. Sınır nereye çekilmişse kadınların o engeli aşmanın bir yolunu bulduklarını biliyorum, çünkü. Tatlı bir tesadüf; eserleri kendi adıyla günümüze ulaşmış, dünyanın bilinen ilk kadın bestecisi bir İstanbullu. Adı Kassia (810-867). Bizans’ta üst düzey subay olan babası Kassia’nın şansı olmuş, bu sayede iyi bir eğitim görmüş. “Konuşmak gerektiğinde, suskunluğa dayanamıyorum” diyen Kassia bugünkü Samatya civarında bir manastır kurmuş ve orada dini türdeki eserlerini bestelemiş.

Tarihe besteciliği ve müzisyenliği ile geçmiş diğer bazı kadınlar ise; Azize Bingenli Hildegard, Francesca Caccini, Barbara Strozzi, Elisabeth-Claude Jacquet de la Guerre, Duchess Anna Amalia of Brunswick-Wolfenbüttel, Louise Farrenc, Ethel Smyth, Ruth Crawford Seeger… Osmanlı dönemine bakıldığında da kadın bestecilere rastlıyoruz, örneğin Reftar Kalfa, Dilhayat Kalfa, Menekşe Kalfa, Adile Sultan, Ayşe Sultan, Dürr-i Nigâr Kalfa, Esma Sultan, Faize Engin, Fatma Sultan, Fatma Gevherî Sultan, Hadice Sultan, İhsan Raif Hanım, Kevser Hanım, Leyla Saz, Rukiyye Sultan, Ulviye Sultan… Elbette, bu sadece saray çevresi. Kadın ağzıyla yazılmış türküleri de unutmayalım. Listeyi uzatabilirim ama bu kadarla bırakayım, tadımlık olsun.

Film Müzisyeni Kadınlar

Sinema, müziğe göre elbette daha yeni bir alan. Her türlü ayrımcılığa rağmen bu alanda da kadınların varlık gösterebildiğini görüyoruz. Yine yerli ve yabancı pek çok isim sayabilirim. Ama önce size ilk tanıdığım film müzisyeni kadından bahsetmeliyim; Eleni Lomvardou. Eleni ile Kim Mihri isimli bağımsız uzun metrajlı belgeselim nedeniyle tanıştık. Filmin müziği konusunda endişeliydim, nasıl olacaktı, kim yapacaktı, beni ve Mihri’yi anlayabilecek ve anlatabilecek miydi… Eleni’nin Mihri için yazdığı temayı duyduğum anda ise, “İşte budur!” dedim. Yakında o güzel müziği siz de duyacaksınız. Eleni New York Crane School of Music’te ve New York Üniversitesi Film Besteciliği ve Müzik Teknolojisi bölümünde lisans ve yüksek lisans yaptığı yıllarda müfredatta hiç bir kadın besteciye yer verilmediğini, tüm hocaların ve danışmanların da erkek olduğunu söyledi. Bu durum onun mesleğine daha da sıkı sarılmasına neden olmuş. Yıllardır profesyonel hayatın içinde olan Eleni “bu alanı da fethetmemiz gerekiyor” diyor ve genç kadın bestecileri yüreklendiriyor. International Allience for Women in Music (IAWM) isimli organizasyondaki Yönetim Kurulu Üyeliği’ni de bu motivasyonla yürüttüğünü söylüyor.

Kadın müzisyenlerin yetişmesini destekleyen en önemli unsurlar müzikte kariyer yapmış, onlara rol model olabilecek, mentörlük edebilecek kadınlarla ilişkide, iletişimde olmaları. Beste ve film müziği yapan kadınların görünür olmaları bu nedenle de çok önemli. Besteci Missy Mazzoli de bu bilinçle çalışan kadınlardan biri. Besteci Ellen Reid ile birlikte 2016 yılında kurdukları Luna Composition Lab’de yolun başındaki kadın bestecilere mentorluk programı sunuyorlar. Eleni gibi Missy Mazzoli’nin de Amerika ve Hollanda’daki eğitim hayatı boyunca kadın hocaları ve mentörleri olmamış. Dahası, hiç bir önemli kurumda karar alıcı pozisyonda bir kadınla muhattap olmamış… Müzik okullarındaki kadın öğrenci oranının azlığı da Mazzoli’nin dikkat çektiği noktalardan bir diğeri. Besteci olma hayali kuran kadınlara ilk gençlik yıllarından itibaren ulaşmak, onları desteklemek gerektiğini söylüyor. Lab’i ilk kurduğunda pek çok kişi Mazzoli’ye besteci olmak isteyen o kadar çok kızı nereden bulacağını soruyorlarmış. Mazzoli ise başvuru bombardımanı altında olduklarını söylüyor.

Zorlayıcı koşullara rağmen yarı yolda bestecilikten vazgeçmeyen ve film müziği alanında çalışan kadınlar neyse ki var. Anne Dudley, Rachel Portman, Debbie Wiseman, Lesley Barber, Elisabeth Lutyens, Delia Derbyshire, Mica Levi, Wendy Carlos, Angela Morley, Shirley Walker bu isimlerden bazıları. The Full Monty, Elle, Belle, Wilde, Manchester by the Sea, Jackie, A Clockwork Orange, The Shining gibi ödüllü ve kimi kült kabul edilen filmlerde onların imzası ile emeği var.

Bizde kimler var bu alanda derseniz, hemen birkaç isim sayabilirim; Pınar Toprak, Can Erdoğan, Elif Bleda, Özlem Kavaller, Güldiyar Tanrıdağlı, Ekin Fil, Rewşan Çeliker, Ayşe Nur Kolivar, İzmirli anne-kız besteci ve filmci Berrak Taranç ile Gülten Taranç ilk aklıma gelen isimler.

Çifte Güzel Haber

Bir süredir kadınlar, sinema endüstrisinin film bestecisi kadınlara yüksek bütçeli yapımlarda neden yeterince yer vermediğini sorguluyor… Alışkanlıkların değişmesi ve mevcut koşullara rağmen müzik alanında yol almış kadınlara şans tanınması gerek. İşte tam bunlar konuşulurken, Haziran ayında, Variety isimli ünlü sinema dergisinde heyecan verici bir haber çıktı. Başlık şöyleydi: “‘Captain Marvel’ to Be Scored by Female Composer, Marking Major Breakthrough”… Captain Marvel isimli, 2019 Mart’ında vizyona girecek olan filmin müziklerini yapma işi bir kadına verilmişti ve bu bir dönüm noktası olarak ifade ediliyordu. Çünkü ilk defa böyle büyük bütçeli bir çizgi roman uyarlaması filmin müziğini yapma işi bir kadına verilmişti. Peki kimmiş bu yetenekli kadın derseniz, cevap; Pınar Toprak. İstanbul doğumlu Toprak ilk gençlik yıllarından beri ABD’de yaşayan, müzik eğitimini Berklee College of Music ile Cal State Northridge’de almış bir isim. Aralarında Krypton ve The Angel gibi dizilerin de olduğu kırk kadar yapımın müziğinde imzası var. The Lightkeepers filmindeki çalışması En İyi Orijinal Film Müziği dalında Oscar ödüllerinde kısa listeye alınmış. Pınar Toprak’ın Captain Marvel için harika bir iş çıkaracağını ve arkasından gelen kadınlar için yol açıcı olacağını umuyorum.

En başta söylediğimi tekrar ederek bitireyim… Evet müzik sınır tanımaz, kadınlar da…

Hillsider 91, 2018

hillsidermagazine91 - artblog - muzigin kadinlari 1hillsidermagazine91 - artblog - muzigin kadinlari 2KAPAK

Women of Music

Music has no boundaries, that is true. But the boundaries of the music industry are many, particularly if the musician is a woman… I was a bit undecided about which tense to use, past or present, when constructing that sentence, because there is a historic aspect of the issue, and a current status. Let’s start with the past, move on to film scoring where women are beginning to increase their presence, and conclude with today.

I am not surprised to come across women who produced works under male pseudonyms in music history, just like in other disciplines like literature and painting. Because I know that women find a way to overcome an obstacle wherever the boundary may have been set. By a lovely coincidence, the first known woman composer in the world whose pieces survived to date is from İstanbul. Her name is Kassia (810-867). Her father, who was a senior officer for the Byzantium, was her chance as that gave her access to a thorough education. Saying that “I hate silence when it is time to speak”, Kassia set up a convent near today’s Samatya district, where she composed her religious works.

Some of the other women who went down in the history as composers and musicians include Azize Bingenli Hildegard, Francesca Caccini, Barbara Strozzi, Elisabeth-Claude Jacquet de la Guerre, Duchess Anna Amalia of Brunswick-Wolfenbüttel, Louise Farrenc, Ethel Smyth, and Ruth Crawford Seeger… We see women composers also in the Ottoman era, such as Reftar Kalfa, Menekşe Kalfa, Adile Sultan, Ayşe Sultan, Esma Sultan, Faize Engin, Fatma Sultan, etc. etc… This is only the imperial circle. We must not overlook the folk songs written by women, either.

Women Film Scorers

Cinema is by far a newer discipline as compared with music. We see that women manage to assert their presence also in this field defying all sorts of discrimination. Again, I can list a number of local and foreign names. But first I should tell you about the first woman film scorer I met: Eleni Lomvardou. Eleni and I got to know each other by virtue of my independent feature documentary titled Who is Mihri. I was worried about the soundtrack; how would it turn out, who would make it, would he/she be able to understand and give an account of me and Mihri…. The moment I heard the theme Eleni composed for Mihri, “this is it!” I said. Soon you will also get to hear that beautiful music. Eleni told me that when she was an undergrad and grad student in the Film Scoring and Music Technology departments at New York Crane School of Music and New York University, the curriculum did not cover any women composers and that all hear professors and advisors were male. So she devoted herself even more to her profession. Having been in professional life for many years, Eleni says, “We need to conquer this field, as well” and encourages young women composers. She adds that the same motivation lies behind her seat as a member on the Board of Directors of the organization named International Alliance for Women in Music (IAWM).

Key factors that support the development of women musicians are interaction and communication with women who made a career in music, who can act as their mentor and role model. The visibility of women composers and film scorers is crucial also in this respect. Composer Missy Mazzoli is one of the women working with the same awareness. She and Ellen Reid, composer, offer mentorship programs to women composers who are just entering this path at the Luna Composition Lab they jointly established in 2016. Just like Eleni, Missy Mazzoli did not have any women professors or mentors during her education life in the US and the Netherlands. Moreover, she did not deal with women in a decision-making position in any major institution… Another point she underlines is the low ratio of women students in music schools. Mazzoli says that women dreaming of being composers should be reached and supported when they are adolescents. When she first established the Lab, many people asked Mazzoli where she would find so many girls wanting to be composers. Mazzoli says that they are being bombarded with applications.

Fortunately there are women who did not back out on becoming composers and work in film scoring despite the challenging conditions. Anne Dudley, Rachel Portman, Debbie Wiseman, Lesley Barber, Elisabeth Lutyens, Delia Derbyshire, Mica Levi, Wendy Carlos, Angela Morley, Shirley Walker are just a few. Award-winning films, some of which are designated as cult, such as The Full Monty, Elle, Belle, Wilde, Manchester by the Sea, Jackie, A Clockwork Orange, and The Shining bear their signatures and work.

If you would like to know the Turkish women active in this field, I can give you a few names straight away: Pınar Toprak, Can Erdoğan, Elif Bleda, Özlem Kavaller, Güldiyar Tanrıdağlı, Ekin Fil, Rewşan Çeliker, Ayşe Nur Kolivar, and mother and daughter composer and filmmaker from İzmir Berrak Taranç and Gülten Taranç are the first ones that come to my mind.

Double Good News

For some time now, women have been questioning why the movie industry does not recruit women film scorers more frequently for big budget productions… Habits need to change and women who have paved a distance in music in spite of the existing conditions should be given a chance. Right when these were being discussed an exciting news appeared in June in the famous movie magazine, Variety. The heading read “‘Captain Marvel’ to Be Scored by Female Composer, Marking Major Breakthrough”… This represented the first time film scoring of a big-budget cartoon adaptation film was being assigned to a woman. If you would like to know who this talented woman is, the answer is Pınar Toprak. Born in İstanbul, Toprak has lived in the US since her adolescence and received her music education at Berklee College of Music and Cal State Northridge. She signed her name under nearly forty productions including the TV series Krypton and The Angel. Her score for The Lightkeepers was short listed in the Academy Award for Best Original Score. I hope that Pınar Toprak will produce a wonderful score for Captain Marvel and lead others to do the same.

In closing, let me repeat what I said in the beginning…. Music has no boundaries, that is true. And neither do women…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s